Zen’in Üç Yastııı: Kendini Unutmanın Önemi
Uygulamamızın öncelikli meselesi nedirı Bir insanın sürekli karıısına çıkıp duran bir ıeydir bu. Biz kendini netleıtir diyoruz. Hayat ve ölüm meseleni netleıtir. Bunu nasıl yaparızı Dogen Zenji “Kendini unut,” diyor. Kendinizi unutuyor musunuz, yoksa sürekli aklınızda mısınızı Bu çok önemlidir.
Bir insanın kendini unutma hali nedirı
Zen’in Üç Direıi adlı bir kitap vardır Baılııın da iıaret ettiıi gibi, Zen’in belli temelleri vardır. Bu baılııı ilk iıittiıim de, onu Zen’in Üç Yastııı (The Three Pillows of Zen) anladım. Bana pillars [direkler] ile pillows [yastıklar] arasında pek bir fark yok gibi geldi. Rahat bir uyku için bu üç yastııa ihtiyacınız var. Aksi takdirde kabuslar görürsünüz.
ılk yastık samadhi’dir. Samadhi’nin yaygın an lamlarından biri konsantrasyon demektir. Kendinizi unutmak için, tek bir ıey üzerine odaklanın. Basit bir benzetme yaparsak zihin kovanın içindeki su gibidir. Kovayı çalkaladııımız vakit, içindeki su da hareket eder. Kovayı olduıu yerde bırakın, su da eninde sonunda durulur. Eıer su çamurluysa, onu karııtırdııımız zaman içinde çamur bulutları belirir. Fakat bir süre kendi haline bırakın, çamur dibe çöker ve su saydamlaıır.
Oturmak bazen bununla karıılaıtırılır. Fakat bedenin zazen için uygun pozisyona girmesiyle, kovanın içindeki çamurun durulması arasında büyük bir fark vardır. En hayati fark, kendiliıinden iıleyen bilinçli zihnimizdir. Kendi baıına hareket eder, suyu ve çamuru karııtırır. O halde zihnin saydamlııını nasıl muhafaza edeceıizı Konsantrasyonla. Oturduıunuzda, eıer zihni kendi haline bırakırsanız, o devam eder, devam eder, devam eder. Asla durmaz. Bilinçli zihin bu ıekilde daha rahat eder, çünkü sürekli bir deıiıim, sürekli bir dikkat daıılması vardır. Neredeyse tıpkı televizyon seyretmek gibidir. Zihninizi sürekli olarak her türden düıüncenin geldiıi boı bir televizyon tüpü olarak tasavvur edin. Bu çok eılenceli olabilir.
Zihnimizde kaynayan düıünceleri azaltmak için, nefes saymak gibi çeıitli yöntemlerimiz vardır. Nefes saymak, öırenciler için konsantrasyonlarını güçlen dirmenin bir yolu olan baılangıç uygulamalarından biridir. Uygulama ona kadar saymaktan oluıur. Nefes almayı ve vermeyi ayrı ayrı da sayabilirsiniz, ikisini tek bir sayı olarak da. Zihninizin faaliyeti ona veya belki yirmiye gelince azalmıı olur. Sakinleımenin etkili bir yoludur bu. Bunu yaptııınız zaman konsantrasyon gücünüz artar.
Samadhi gücü yavaı yavaı yükselir; hiç kimse bunu bir günde baıaramaz. Sanırım bu her türlü uygulama için geçerli bir ıeydir. Aynı ıeyi tekrar tekrar yapar, yalnızca en temel ıeyi uygularsınız. Küçük bir çocukken Japon ok sanatıyla uıraımııtım. Sanatta ustalaımak için yayı tekrar tekrar çekiyorsunuz. Yayı ne kadar çekeceıinizi, hedefe nasıl döneceıinizi, bacaklarınızı nasıl açacaıınızı, nereye atıı yapacaıınızı öırenmelisiniz. Sadece ellerin duruıunda deıil, ayakların duruıunda da ustalaımalısınız. Öyle ki bir kez ustalaıınca, gözlerinizi kapasanız bile ok hedefi vurur. Elbette benim oklarım boıluıu vurdu!
Sanatta, sporda, müzikte, herhangi bir ıeyde, tekrar tekrar alııtırma yaparız. Bu tür uygulamalar sonucunda hem zihinsel hemde fiziksel olarak güçleniriz. Yaptııım bütün uygulamalara raımen ben hala kaba saba bir adamımdır. Gençken tam bir çılgındım. Bana Haydut derlerdi. Kendimi korkunç biri gibi görmüyordum, fakat insanlar öyle söylüyordu. Eıer zazen uygulamasaydım, herhalde bir haydut olurdum. Zazen beni adeta kurtardı. Bu yüzden odaklanın, konsantre olun!
Samadhi’nin baıka bir anlamı dengedir. Eıer zihnimiz dengedeyse ve açıksa, baıımıza gelen her ıeyi olduıu ıekilde kabul edebiliriz. Herhangi bir ıeyi diıerinden üstün tutmayız. Eıer zihni’niz dengeli ve ya açık deıilse, algıladııımız ıey bize bozuk görüne cektir. Peki zihnimizi nasıl dengeleyeceıizı
Samadhi’nin üçüncü bir anlamı dıı dünyaya dair ıeyleri doıru bir ıekilde algılamaktır. Dıı dünyaya , ait ıeyleri nasıl doıru bir ıekilde algılayacaıızı Kendinizi boıaltarak, kendinizi unutarak, düıüncele riniz ile dıı dünyaya ait diye algıladııınız ıeyler hakkındaki kavramları unutarak. Baıka bir deyiıle. dııarıyla düzgün bir iliıki kurarak. Sık sık eıyanı· olduıu gibi olmasından bahsederiz. Acaba herhangi bir ıeyi olduıu gibi algılıyor muyuzı Eıer öyleyse, sorun yok. Fakat ne yazık ki pek öyle deıildir. Ellimiz bir araya gelse, aynı ıeye baksa, gördüıümüz ıeyde anlaıamayız. Nasıl doıru bir ıekilde algılayabilirizı Kendimizi boıaltarak; algıladııımız ıeylere dair kavramlarımıza baılanmayarak. ııte bu ilk yastıktır. Baıınız bu yastıkta rahat etsin.
ıkinci yastık kendini unutmaktır. ınsanın kendini unutması nasıl gerçekleımektedirı Samadhi’yi artırarak. Samadhi’nin çok farklı halleri, konsantrasyo nun çok farklı düzeyleri vardır. Fakat böyle bir deneyim veya durum büyük bir ıey deıildir. Dogen Zenji bunun kafanızı bir kapı aralııından uzatmaya benzediıini söylüyor. Bir insanın kendi hayatının farkında olması neden bu kadar özel bir öneme sahiptirı Kim olduıumuzu fark etmememiz daha az rastlanan bir ıey deıil miı
Bu hayat kavranamaz. Niçin kavranamazı Çünkü hayat sınırsızdır. Bunu bir noktaya kadar akılla kavrayabiliriz. Fakat bu sınırsız, engin hayatı tümüyle nasıl deneyimleyebilirizı Sadece kendini unut. Hayatın kendisi ol! ıstisnasız hepimiz bu sınırsız, kavranamaz, düıünmyen hayatın ta kendisiyiz. Bu ikinci yastıktır. _
Zazen yaparken, sadece zazenle bir olun. Kendini zin Kendinizle bir olması, nasıl olurı ıster farkına va rın, ister varmayın bir anlamda bunu zaten yapıyor sunuz. Yine de görünür benliıiniz, acı çekip çabala yan kendiniz ile gerçek kendiniz arasında bir mesafe hissedersiniz. Görünür benliıiniz ile gerçek benliıiniz ayrı deıiller. Bunu anlamak zor, deıil miı Varoluıun mutlak durumunu akılsal araçlarla kavrayamayız. Gerçek benliıiniz böylesi beıeri araçları reddeder. Bu gerçeıi tam anlamıyla kavradııınız zaman; se vinç yalnızca sevinçtir. Acı yalnızca acı. Fakat sevinç ile acının ortasında, ne sevinç ne de acı vardır. Düıünmenin ortasında düıünmeme vardır. Benliıin ortasında, benlik yoktur. Bu zazenin temel bilgeliıidir.
Üçüncü yastık gerçekleıtirmektir. Kendinizi unuttuıunuz zaman, özgürleıir ve bütün her ıeyle doırulanırsınız. Bu, hayatın birliıinin farkına varılmasıdır. Sonra bu farkına varııı gündelik hayatınıza taıımanız ve hayatınızı farkına varılmıı bir hayat kılmanız gerekir.
Bu yüzden yalnızca oturmak yetmez. Bu bilgeliıi yaıama biçiminizde ortaya koymalısınız. Peki bu far kındalııı nasıl yaıayabilirizı Sırf farkına varmıı bir yaıam sürmek de yeterli deıildir. Onu birbirimizle paylaımalıyız. Onu, aydınlanmıı bir hayat sürecek ıekilde, herkesle nasıl paylaıabilirizı Bu üçüncü yas tıktır.
Bu üç yastık uygulamamızın temellerini oluıturur. Farklı ustaların söylediklerini dinlediıimiz zaman, bize farklı ıeylerden bahsediyorlarmıı gibi gelebilir, fakat hayır, aslında sadece bu sürecin farklı yanlarına vurgu yapıyorlar.
Koan çalııması bazı açılardan bu üç yastııa paralel bir ıekilde ilerliyor görülebilir. Genel olarak, koan çalıımasına belirli bir konsantrasyon düzeyine ulaımadan baılamayız. Hakuin Zenji, koan uygulaması nın dokuz farklı aıamasından bahseder, fakat bu aıamalar üçe indirgenebilir. ılki kim olduıunuz ve hayatınızın ne olduıunu fark etmektir. Bu aıama samadhi’ye, dıı dünyayı aslına uygun algılayan açık, tarafsız bir zihne karıılık gelir. Meıhur Mu koanı bu gruptaki önemli bir koandır.* ıkinci aıama özgürce iılemektir. Duraıan olamazsınız. Yapmanız gerekeni özgürce yapın. Bu ikinci yastııa denk gelir, kendini unutmak. ıuna veya buna baılanmadııımız zaman özgürce hareket ederiz: Üçüncü aıama Yol’a biraz daha girmek, benliıin bütün gereksiz kısımlarını kırpmaktır. Bu üçüncü yastııa karıılık gelir, eyleme dökme. Hayatımızın bütünlüıüne dair farkındalııımı zı eyleme döktüıümüz vakit, gündelik hayatımız biz zat nirvana olur; aslına bakarsanız, o vakit farkına varma, gerçekleıtirme ya da eyleme dökme gibi ke limelere ihtiyaç yoktur. Çünkü bunlar artık ihtiyacı mız olmayan plan ve düzeneklerden ibarettirler.
Kuıkusuz hemen eyleme dökme aıamasına sıçra yamayız. ııte uygulamamızın milim milim ilerlemesinin sebebi budur. Bununla birlikte bir anlamda milim milim ilerlemek diye bir ıey yoktur. Aslında, biz Yoldayken, bunu bilmeyiz. Hayatımız gerçekleımiı olsa da, onu böyle görmeyiz. Gerçekleıen hayatımız nasıldırı Sadece olduıumuz gibi. Sadece olduıunuz gibi. Her ıey olduıu gibi. Hayatımızın kıymetini bu ıekilde na sıl bilebilirizı ııte uygulamamızın çok temel bir meselesidir bu.