RUHISIGI RADIO

Buda’nın Öıretileri ile Huzuru Bulmak

Bazen hayatımız her ıeyin kötü gittiıini düıündü­ıümüz bir aıamadan geçer. Böyle bir ıey olduıunda yaıadııımız hüsranla, acıyla, kederle, hatta umut­suzlukla nasıl baı ediyoruzı Buradaki mesele ıudur: hayatımızı nasıl yeniden dengeli bir hale getireceıizı Ne tür ölçütler kullanacaıızı
ıakyamuniBuda Dört Soylu Gerçek’te acı çekme gerçeıinden söz eder. Biliyoruz, mutluluk sonsuza kadar sürmüyor. Tuhaf olan ıudurki, nekadar mut­luysak, bu mutluluıun yitirilmesi bizi o kadar üızer. Genel olarak konuımak gerekirse, doıum ve ölüm acının temel sebepleri olarak kabul edilir. Doıum, hastalık, yaılılık ve ölüm, hepsi de acıdır. Doımak demek yaıamak, hastalanmak ve yaılanmak de­mektir. DogenZenji bize hastalııın içinde bir buda, yaılanmanın içinde bir buda var diyor. Daha kesin bir deyiıle doımak budanın hayatıdır, hasta olmak budanın hayatıdır, ölmek budanın hayatından baıka bir ıey deıildir. Tıpkı kendi hayatımız gibi. Kendi ha­ yatınızla budanın hayatı arasında ayrımcılık yapma­yın.
Üyelerimizden biri, geçenlerde annesinin ölümcül bir kansere yakalandııını öırendi. Annesine bu söylenmemiıti, bu yüzden kızı bana yazıp sordu: “Ona anlatmalımıyımı” Ona cevap olarak DogenZen­ji’den bir pasaj yazdım. “Doıum ve ölüm Buda’nın hayatıdır.” Annesine ne söylediıini bilmiyorum, çün­kü annesi bir Budist deıildi. Ölümü Buda’nın hayatı olarak kabul etmek sizin için zormuı
DogenZenji bir de ıunu söylemiıtir: “Buda do­ıum ve ölümdeyken, ne doıum vardır, ne ölüm.” Bu harika bir koandır. Eıer doıum ve ölüm yoksa, varolan nedirı Cevap verin. Var olan nedirı Sadece Bu­ da. Hepimiz doıuyor ve ölüyoruz. Her an doıar, her an ölürüz. Her an doımak ve ölmek. Bu hayatımızın her anının yepyeni olduıu anlamına gelir. Bu taze, yeni hayatı heranyaıarız, yine de bir sürü korku ve hüsran deneyimleriz.
Dört Soylu Hakikat arasında Aıamalı Yol en önemlisidir; çünkü o acıyla nasıl mücadele edeceıi­mizi anlatır. Aıamalı Yol’da Buda doıru kavrayıı ya da doıru bakıı açısıyla baılar. Burada doıru kelime­si geleneksel anlamda doıru anlamında deıil, tam ve eksiksiz kavrayıı anlamındadır. Doıru kavrayııın ardından doıru düıünce, doıru konuıma, doıru davranıı, doıru iı, doıru çaba, düıüncelilik ve dik­kat veya samadhi gelir. Samadhi bizi tekrar doıru kavrayııa götürür. Nedir doıru samadhiı Bu samad­hi, karar almada hayati öneme sahiptemellerden biridir. Ona sahip olduıumuzda, sınırlı olan Ben’i aıa­rız. Eıer ıu Ben’i aıamıyorsam, yanılsamalar yaratır, acı çeker, korku ve hüsran duyarız.
Aıamalı Yol doıru kavrayıı ile baılar ve.hayatın ıstırabının yüzde doksanını alır. Onu doıru kılan ıey nedirı Doıru ve yanlıı nedirı ıu ya da bu ıekilde he­pimizin bir ıeyin iyi veya kötü, yanlıı veya doıru, ye­terli veya yetersiz olduıuna karar vermek için kullan­dııımız bazı deıer ölçütlerimiz var.
Bu açıdan bakıldııında verileçek bir kararımız ol­duıunda ya da eyleme geçmek gerektiıinde hesaba katılması gereken dörtyan vardır. Bu yanlar zaman, yer, dahil olan kiıiler ve miktardır. Bunlar saıdu­yumuzla her duruma uygulanabilir. Örneıin bir eyle­me geçmeden veya bir karar vermeden önce olayın içindeki insanları hesaba katmamız gerekir. Ayrıca ıartları, yeri ve ne kadar yapabileceıimizi düıünme­liyiz. Eıer dikkatimizi bu dört yana verirsek, ne ya­pılması gerektiıine hayli iyi karar verebiliriz.·
Nirvana Sutra’da Buda’nın Aydınlanmıı Olan’ın Sekiz Farkındalııı üzerine verdiıi son vaazı buluruz. Bu, bir açıdan ilk vaazı Aıamalı Yol’la bazı benzer­likler içerir. Burada ilk iki farkındalııa vurgu yap­mak istiyorum: az istemek ve tatmin olmayı bil­mek. ılk farkındalık az, çok az arzuya sahip olmak­tır. Bir ıey istemeyin demiyor, daha ziyade az iste­yin diyor. Burada harika bir bilgelik var. Sahip ol­madııınız ıeylerden az isteyin. Sadece bu farkında­lık ile bile hayatımız hayli dengeli olabilir.
Ne kadar istemeliyizı Fazla az ya da fazla çok olup olmadııını nasıl bileceıizı Ayrıca ne tür ıeyler istemeliyizı Bir açıdan, az istemek çok açık bir reh­ berdir, fakat baıarılması zordur. Az istemeyi uygula­ mak için iyi rehber kurallar neler olabilirı Siz zaten ihtiyacınız olan her ıeye sahipsiniz. Kendinize yapay ölçütler oluıturma meselesi deıildir bu. Kendi içini­ ze, kendi derininize bakın. Sanırım cevabı zaten bili­yorsunuz.
ıkinci farkındalık daha da büyüleyicidir. Hali hazır­ da· sahip olduıumuz ıeylerle nasıl tatmin olacaıınızı bilin. Bunun hakkında düıündüıümüz vakit, tam an­lamıyla yeterli ıeye sahip olduıumuzu görürüz. Bu hayata sahibiz. Bir dereceye kadar, sahip olduıumuz ıeyler ne kadar azsa, o kadar bolluk içinde olduıu­muzu söyleyebiliriz. Eıer hiçbir ıeyimiz yoksa, koca evrenin bereketine sahibizdir. Hayatın mucizesidir bu. Oysa biz ıeylerin peıinde beyhude yere koıarız. Demek ki az istemek, nasıl tatmin olacaıını bilmek­le, huzur içinde olabiliriz, öyle deıil miı Bu kazanç yok ilkesi aydınlanma için de geçerli­ dir. Biz zaten o olduıumuz için, hiçbir ıey bekleme­ mize gerek yok. Bu, belkide uygulamamıza, hatta hayatımıza takınabileceıimiz en önemli tavırdır. Bu­nun iki yanı vardır. Birincisi, “Hiçbir ıey bekleme”dir. Diıeri ise “Her ıey zaten burada”dır. Beklenecek ne varı Baıka neye ihtiyacınız varı Zaten herıeye sa­hipsiniz. Bir ıeye veya baıka birine dönüımeye ihti­yacınız yok! Zaten tanısınız.
Buda bunu hiçbir istisna gözetmeden her birimiz için doıruluyor. Bu doıru kavrayııtır.
Sekiz Farkındalık’ın sonuncusu boı konuımadan kaçınmaktır. Bunlar, bir açıdan, Buda’nın öıretisinin son sözleridir. Boı konuımayı kavramsal düıünce ve ikici kavrayıı olarak anlayabiliriz. Eıer ikici bir tavır­ la konuıursak, konuımamız boı konuımaya dönü­ıür ve huzura kavuıamayız. Düıüncelerimizle saılık­lı bedenimizi bile hasta düıürebiliriz. Bunun tersi de doırudur. Bizim geleneklerimizde zazen bu bireysel­lik yokluıunu ya da huzuru tatmanın en iyi aracıdır. Yine, bir ıeyler elde etmek için zazen yapmak; uygu­lama için ideal bir yol deıildir. Lütfen zazenden hiç­ bir etki beklemeyin, sadece zazen yapın. Bunu yapa­bilir misinizı Yalnızca zazen yapmak, bize, o anki sanghamıza, genel sanghaya ve hatta her ıeyi kap­sayan Buda, Dharma ve Sangha’nın Üç Hazinesi’ne katkıda bulunur.
Uygulamanızın yalnızca sizin için olmadııını aklı­nızda tutun. Kendinizi unuttuıunuz zaman, bir dönü­ıüm meydana gelir. Hayatınız, artık sizin hayatınız deıildir. Buda’nın hayatıdır. Uygulamanız, baıkaları­na sandııınızdan daha fazla katkıda bulunur. Eıer herhangi bir temel deıerlendirme ölçütü kullanmamız gerekirse, her birimizin hayatının her ıeyi içerdi­ıi gerçeıi kullanmamız gereken standarttır. Bu far­kındalııı uygulama ile netleıtiririz. Dharmaya özen gösterirseniz, dharma da size özen gösterir.
Bu yüzden acı, hüsran yaıadııınızda, hayatınızı Buda’nın hayatı olarak kabul edin. Hastaysanız, üzül­mek ve hüsran yaıamak yerine, kendinize iyi bakın. Yaılanmakı Keyfini çıkarın, çünkü yaılanan Bu­da’dır. O’nunla birlikte ıölen yapın! Neden olmasını Hepimizin acı tecrübeleri olmuıtur. Zihninizin bakıı­larını çevirin ve Buda ile birlikte nasıl keyif alacaıını­za bakın. Sadece ıeylere bakma biçimimiz cennet ile cehennem kadar büyük bir fark yaratabilir. Hayatta korkunç acılar yoktur demiyoruz, fakat çoıu zaman küçücük bir ıeyi çok büyütebiliriz; bizi nerdeyse öldürebilir. Ancak ona farklı bir bakıı açısından bakarsak, bizi güldürebilir de.
Hayatın ve ölümün ne olduıunu aydınlııa kavuıturur. Bunun çok açık bir yanıtı var. Onu nasıl takdir edeceıiniz ve hayatınızı nasıl yaıayacaıınız size baılı. Lütfen ona iyi bakın.

GÖRECE VE MUTLAK OLANIN YAKINLIGI
Yakınlık, sekizinci asırda Çin’de yaıamıı bir Zen ustası olan SekitoKisen Usta’nın yazdııı Görece ve Mutlak’ın Birliıi adlı ıiirde ifade edilen temel tema­ lardan biridir. Hindistan’ın Büyük Bilgesinin Zihni ıçinde taıır batıyı ve doıuyu.ınsanlar arasında vardır aptalı bilgesi; Yol’da ise ne güneyin ne kuzeyin öıretmeni. Buradaki birlik kelimesinden kasıt, bu iki ıeyin tek bir ıey olduıu anlamında deıildir, fakat burada bir olma eylemi vardır. Bu ikisi etkileıir ve bir olur. Bir olmak yakın olmanın, yakınlaımanın eylemidir.
“Hindin Büyük Bilgesinin Zihni içinde taıır batıyı ve doıuyu” mısrasında, çeviride “içinde taıımak” kelimelerini kullanıyoruz. Japonca’da bu mitsu, yani mahremiyet, yakınlık anlamına gelir. Büyük Bilgenin Zihni içinde taıımaz, yakındır, buradadır! Yakın ol­mak bizzat canlı hayattır. Kendinizle yakın olun! Bu­ da bu yakınlııı gerçekleıtirmiı ve kuıaktan kuıaıa, atadan ataya bize aktarmııtır. Görece ve mutlak nedirı SekitaKisen Usta ıöyle yazıyor:
Görece mutlak için tencerenin kapaıı gibidir.Mutlak göreceyle havada buluıan iki ok gibi buluıur. Gündelik olan ve deıiımez olan nedirı Gündelik, olaıan hayatımız görüngüsel, yani görece kısımdır; temel olan, ya da bizim özsel doıamız dediıimiz ve fiziksel gözlerimizin göremdiıi ıey mutlaktır. Mut­lak, yaniri, bazen “ilke, temel nokta veya özsel do­ıa” diye çevrilir.
Özgün Japonca versiyonunda bu mısra kelimesi kelimesine, görece var olduıunda, tencere ve kapa­ıı birbirine uyar anlamına gelir. Mutlak ona yanıt ver­diıinde bu, iki okun havada buluıması gibidir. Göre­ce var olduıunda, mutlak ona tencerenin kapaıına uyması gibi yanıt verir. Havada buluıan iki ok. Gündelik hayat ile özsel doıa -Buda doıası- birbirinden ayrı deıildir. Yakınlık ayrıca havada buluıan iki okla tarif edil­miıtir. ıki ok havada nasıl buluıabilirı Bu neredeyse imkansız bir ıeydir. Yine de çok anlaıılır bir benzetmedir. Havada buluıan iki ok hikayesi Özgün olarak iki bin yıldan daha fazla bir zaman önce yazılmıı bir ki­tap olan Reıi’de vardır. ıki ok ustası vardır: öıretmen Hiei ve öırenci Kiıo. Kiıo ok atmada giderek ustala­ ıır ve sonunda en iyi okçunun kendi olduıuna inan­maya baılar. Kiıo, eıer öıretmeni Hiei olmasaydı, kendinin dünyadaki en iyi okçu olacaıını düıünür. Bir gün öıretmenini öldürmeyi dener. Kiıo ve Hiei bir tarlada karıılaıırlar. Etrafta hiç kimse yoktur. Kiıo bir ok atar, öıretmeni Hiei’de bu­na bir ok atarak yanıt verir. ıki ok havada çarpııır ve yere düıer. Kiıo ikinci bir ok atar, ardından bir tane daha. Her seferinde aynı ıey olur. Fakat Hiei’nin yal­nızca üç oku vardır, Kiıo’nun ise dört. Kiıo dördün­ cü oku atar. Hiei yerden bir çalı alıp çalının dikeniy­le oku durdurur. Böyle bir ıeyin imkansız olduıunu düıünebilir, fakat aynı zamanda onu hayatımız için bir analoji olarak kabul edebilirsiniz.
Bizim özsel doıamız, Buda doıamız ve “dünyamı­zın diıer bütün ıeyleri iki deıil, birdir. Özne ve nes­ne birdir. Bir birey olarak gerçek benliıim dediıiniz ıey ile görünür benliıim dediıiniz ıey arasında hiç­ bir fark yoktur. Gerçek hayatımız ile gündelik haya­tımız farklı deıildir. Çevremizdeki her ıey ile bu ben­lik aynı ıeydir. Mesele onu nasıl gördüıümüzdür. Bir olarak görüyor muyuzı Yalnızca görmek yeterli deıildir. Kendimize gün­delik hayatımızın nasıl her ıeyin hayatı olarak iıleye­ceıini sormalıyız. Eıer iki okun havada buluıması­nın imkansız olduıunu düıünüyorsak, bütün dıısal fenomenleri, burada, ıimdi bir olarak algılamanında imkansız olduıunu söyleyebiliriz. Peki o zamarı nasıl buluıurları Veyahut, bu hayat ve dııındakilerin bir olacaıı ıekilde nasıl yaıarızı Bunu akılsal çabayla veya planlarla yapamazsınız, çünkü karıınıza ıu ben, benim, bana çıkar.
Yakınlık kendinizi kendiniz kılmaktan baıka bir ıey deıildir. Özsel doıanız sizden baıka bir ıey de­ıildir. O iki okun havada bizzat hayatınız olarak bu­luıtuıunu görün. Siz sandııınız kiıi deıilsiniz, siz dharmanın, Buda’nın hayatısınız. Bu olguyu gerçek kılmak dönüıüm anıdır. Kimden kime dönüıümı Si­zin dönüıebileceıiniz baıka biri diye bir ıey, hatta gerçek Benlik diye bir ıey yoktur. Bu yakınlıktır. Bu­nu nasıl anlıyorsunuzı
Yakınlık hakkında lıııın Aktarılması adlı bir koan vardır. Kırkikinci Pir Ryozan Enkan, öıretmeni DogenZenji’nin huzurunda­ dır. Pir Doan sorar: “Cüppenin altındaki neı” Baıka bir deyiıle “Sen kimsinı” Ryozan’ın cevabı yoktur. DogenZenji ıunları söyler: “Birinin Buda Yolu’nu çalıı­ması, fakat o aıamaya ulaımamıı olması çok acı. ıimdi sen bana sor.” Böylece Ryozan sorar, “Cüppe­nin altındaki neı” Pir Doan yanıtlar, “Yakınlık.” Ryo­zan aydınlanır.
Üç hazineye sııınmak da yakınlıktır. Burada özel bir ıeyden bahsetmiyorum. Buda ile bir olun. Dharma ile bir olun. Sangha ile bir olun. Buda oku ile Dharma oku buluıtuıunda Sangha oku da buluıur. Nerede buluıuyorları Tam burada, ıimdi, hayatımız olarak, hayatım olarak! Havada asılı olan tam ıu anda! Mut­lak, Buda, ötesi olmayan Yol’dur. Demek ki ona ka­ranlık dersek, o karanlıktır; ona gizli kaynak dersek, o gizli kaynaktır. Bütün görünüıler, ııık, karanlık, net, belirsiz, daıınık, ıeffaf, görünen, görünmeyen vesaire, hepsi dharmadır.
Kendiniz ve baıkaları arasındaki ayrım yokluıuna yakın olun. O zaman her ıey sadece siz olursunuz. ııte Buda’nın öıretisi, köken benliıiniz budur. Kendi hayatınızı Buda’nın hayatından ayıramazsınız.
Kuıkusuz havada buluıan iki ok sadece bir ben­zetmedir ve asla her ıeyi kapsamaz. Bu benzetme yalnızca tam anlamıyla bir olmayı iıaret ediyor. Bu yüzden gündelik hayatınızda kendinizi kendiniz ola­rak kabul edin -mutlak olarak, kaynak olarak- ve is­ter erkek, ister kadın; ister yaılı ister genç; ister zeki ister aptal, hayatınızın kıymetini bilin. Mutlak ve gö rece gerçeıini düıünürsek, hepimiz hem aynı, hem farklıyızdır, her birimizin kendine özgü bir iılevi ve pozisyonu vardır. Havada buluıan iki ok örneıini görmek sizin için ister zor, ister kolay olsun, onu ken­di hayatınızın kolaylııı ve zorluıu olarak yaıayın.
Olduıunuz haliyle kendinize tümüyle güvenin; siz zaten bizzat Buda Yolu’sunuz. Onunla yakın olun. Hayatınız sandııınız ıeyle, fikirlerinizle, yargılarınızla, görüılerinizle kendinizi ayırmayın. Bunu yaptııınız zaman oklar havada birbirini kaçırır. Eıer bir zorluk varsa, o sadece kendinizle yakın olmanın zorluıudur.
Buluıan iki ok bilgenin zihni ile sıradan zihindir. Gündelik hayatımız daha en baıından yakındır, fakat ne yazık ki onu sanki aydınlanmıı hayat ayrı bir ıey­miı gibi, bölünmüı bir hayat olarak yaıarız. Demek ki birlik benlik ile Benlik’i, Benlik ile baıkalarını ihtiva eder. Baıkaları da insandır demekle yetinemeyiz. Asıl mesele Benlik ile görüngüsel dünya ile bir olma me­selesidir. Bu gerçek bize aktarılmııtır. Onu nasıl ele alacaıınız size kalmıı.
Gündelik hayatınızda lütfen kendinizi kendiniz ola­rak kabul edip hayatınızı olduıu gibi takdir edin. Kendinize yakın olun. Kendinize özen göstermek, her ıeye özen göstermenin her zaman en iyi yoludur. O zaman hayatınız, bundan eminim, yolunda gidecek­tir. Sizin tam anlamıyla kendinize yakın bir varlık ol­manızı istiyorum. Cüppenizin içindekiyle dııındaki aynı olmalı. Cüppenin içi ve dııı birdir. Fark yoktur. Lütfen bu hayata özen gösterin. Kendinizden keyif alın!