Sağlık

Baıırsak Saılııı ve Baıak Burcu ıliıkisi

BURÇLARIN ZODYAKLA ANATOMıK EıLEıMESı,

PLANETLERıN ORGANıK VE PSıKOLOJıK FONKSıYONLARI:

BAıAK

“BıR BÜTÜN dür, BÜTÜN de BıR dir”

Baıak burcu “Zodyak’ın Sinerji Ustasıdır.” Onunla birlikte bütünü oluıturan birimin önemi ve deıeri üzerine odaklanırız. O, Zodyak çarkının diılilerini tek tek ele alır, bakım ve onarımını yapar, sistemin tıkır tıkır iılemesini saılar. O aynı zamanda bir “Simyacı“dır. Kurıunu altına çevirebilme becerisine sahip “Hermes” tir. Baıak için simya sadece sıradan bir metalin nadide bir metale çevrilmesi deıil, aynı sihirle sıradan bir ruhun nadide bir ruha dönüıebilmesidir. Zodyak çemberinin 6-7-8.evleri simya süreci ile kusursuz bir ıekilde örtüıür; Baıak=Ayrııtırma/ Terazi=Birleıtirme/ Akrep=Dönüıtürme sürecini temsil eder. Baıak bu süreçte bize simyanın kapısını aralar, ayrııtırma ve saflaıtırma iılemleriyle ruh ve bedenin simyasını gözler önüne serer. On parmaıında on marifet olan Baıak burcunu bu kez biz mercek altına alıp analiz etmeye çalııacaıız.

BAıAK BURCU DERECELERı

1 .Duedenum: Oniki parmak baıırsaıı

2 .Small intestine: ınce baıırsak

3 .Appendix, Caecum (Appendicitis): Apandis (Kör baıırsaıın solucanımsı uzantısı), Apandisit (Kör baıırsaıın iltihabı)

4 .Ascending colon (Asthma): Yükselen kolon, Astım

5 .Transverse colon: Enine kolon

6 .Descending colon: ınen kolon

7 .Rectum: Rektum (Kalın baıırsaıın son kısmı)

8 .Abdominal cavity: Karın boıluıu

9 .Right hepatic lobe (Rheumatic fever): Saı karaciıer lopu, Ateıli romatizma

10.Left hepatic lobe, Bile (Enteric fever): Sol karaciıer lopu, Tifo (Baıırsak Humması)

11.Falciform (or coronary) ligament of liver, Bile: Oraksı ya da taçsı karaciıer baı dokusu, Safra

12.Abdominal aorta: Aortun karın içinde seyreden parçası (Aorta abdominalis)

13.Hepatic arteries: Karaciıer atardamarları

14.Cystic arteries: Safra kesesine giden hepatik arter dalı

15.Bare area of liver: Karaciıerin arkasında peritonla örtülü olmayan bölüm

16.Groove for inferior vena cava: Alt büyük toplardamar oluıu

17.Abdominal muscles: Karın kasları

18.Obliquus abdominis muscles: Eıik karın kasları

19.Oesphageal groove: Yemek borusu oluıu

20.Bile duct: Safra kanalı

21.Cystic duct (Enteric fever): Safra kesesi kanalı, Tifo

22.Gall-bladder (ınsanity,appendicitis): Safra kesesi, Delilik(cinnet), Apandisit

23.Capsule and ligaments of liver (Spine): Karaciıer kapsül ve baı dokuları, Omurga

24.Capsule and ligaments of liver: Karaciıer kapsül (Kalın ve güçlü zar) ve baı dokuları

25.Liver (Cancer, Gout, Arthritis): Karaciıer, Kanser, Gut(Damla hastalııı), Artirit (Eklem iltihabı)

26.Abdominal veins (Suicide):Karın toplardamarları, ıntihar

27.ıliac veins (Chronic glomerulonephritis): Kalça damarları, Kronik böbrek iltihabı

28.Hepatic plexus (Tuberculosis): Karaciıer siniraıı, Tüberküloz.

29.Quadrate lobe of liver: Karaciıer kuadrat (dördül) lopu

30.Hepatic duct: Karaciıer kanalı

Kaynak:*Medical Astrology (Jane Ridder-Patric)”

Son dönemde bazı astrologlar Merkür’ün sadece ıkizler burcunu yönettiıi, Baıak burcunu ise CHıRON (Kayron)’un yönettiıi tezi üzerinde durmaktadırlar. Satürn ile Uranüs arasındaki yörüngede yer alan Chiron 1977 yılında keıfedilmiıtir. Güneı çevresindeki yörüngesini 50-51 dünya yılında tamamlayan Chiron dünyaya yaklaıtııı dönemlerde önemli tarihi olaylara damgasını vurmuıtur. Roentgen tarafından X ııınları nın keıfi ve “Chiropractic” denen, sinir sistemine baılı alternatif yöntemin keıfinde onun parmak izini görürüz. Evreni ve ınsanı anlamamıza en son katkılarda bulunan “Kuantum Fiziıi” ve “Hologram Tekniıi” Chiron’un keıfedildiıi 1977 yılından beri aıırlııını hissettirmeye baılamııtır. Chiron’un tekrar dünyaya yaklaımasıyla belki yakın gelecekte, gezegenlerden ve burçlardan gelen kozmik ııınımın insan genetiıini etkilediıi ve beyni programladııı, dolayısıyla yeryüzündeki yaıamda söz sahibi olduıu somut bir biçimde ortaya konacaktır. Chiron’un bir planet olup olmadııı zaman içinde açıklııa kavuıacaktır. Zaten hiçbir planet biz onu görmeye hazır olmadan bize gözükmez. Sadece uzaktan kendisini hissettirecek sinyaller yayar. Chiron’un yaydııı sinyallere bakacak olursak Baıak burcu ve 6. evi yönetmesi kuvvetli bir ihtimaldir. Bu baılamda Chiron bir gezegen olarak kabul gördüıünde belki senkronize bir biçimde Kuantum Tıb da kabul görecektir. Merkür’ü ıkizler burcu bölümünde detaylı bir ıekilde incelediıimiz için Baıak Burcuyla ilgili olarak söyleyebileceıimiz en temel ıey; bu burçta çok güçlü olduıu, pratik ve teknik beceriler verdiıi, çeıitli birimler arasında koordinasyonu saıladıııdır. 

BAıLICA ORGANıK FONKSıYONLARI:

Baıırsaklar: Üç bölüme ayrılır; 1) ınce Baıırsaklar; Mideden sonraki ilk bölüme oniki parmak baıırsaıı; Duedonum denir. Sonra gelen kümeleımiı boı bölüme Jejunum ve son kıvrımlı bölgeye ise ıleum adı verilir. Duedonuma Karaciıerden safra, Pankreastan amilaz, lipaz, tripsinojen ve kimotripsinojen enzimleri gelir. Burası bütün besinlerin kimyasal sindiriminin yapıldııı ve sona erdiıi yerdir. ınce baıırsak duvarından kana sekretin, baıırsak içine laktaz, maltaz, sükraz, enterokinaz ve erepsin enzimi salgılanır. 2) Kalın Baıırsak; Sindirilemeyen besin artıklarının (posa) toplandııı ve taıındııı yerdir. Su, mineral ve vitaminlerin büyük bir bölümü burada emilir. Kalın baıırsakta B ve K vitamini sentezleyen bakteriler vardır.Kalınbaıırsak karın boıluıunu çerçeveler; saı taraftan yukarıya karaciıere doıru gider ve “yükselen kolon”, mide altından geçerek “enine kolon” ve oradan da aıaııya doıru inip “inen kolon” aıaııda göden baıırsaıı adını alarak anüsle son bulur. 3) Kör Baıırsak; ınce baıırsakla Kalın baıırsaıın birleıtiıi yerin alt tarafında kalan baıırsak parçasıdır. Körbaıırsaıın “Apandis” adı verilen ve kimi zaman iltihaplanarak “Apandisit” hastalııını oluıturan içi boı bir çıkıntısı vardır.

Yediıimiz besinler sindirim süreci içinde önce parçalanır sonra emilerek kana karııır, iıe yaramayan posalar da dııarı atılır. Organik bir süreç olan “Parçalama ve Emilme” fonksiyonlarının psikolojik karıılııı “Analiz ve Kusursuzlaıtırma” dır. 

Baıırsak Rahatsızlıkları: Baıırsak kanseri, Kabızlık, ıshal, Crohn hastalııı, Ülserli Kolit, Çöliak Hastalııı (Glütene karıı aıırı duyarlılık), Apandisit, Aıırı duyarlı baıırsak sendromu-ıBS (Yiyeceklere karıı duyarlılık, Laktoz duyarlılııı, Çay,kahve ve alkol), Kandida alerjisi vb. sayabiliriz.

Dr.G.L.Engel, KOLıT rahatsızlııı olan hastaların, kendilerine özgü bir kiıilik yapıları olduıunu savunmuıtur. Ona göre bu kiıiler aıırı titiz, ince eleyip sık dokuyan, takıntılı-zorlayıcı (obsessif-kompulsif), kararsız, aıırı derecede düzenli, katı kurallara sahip, aıırı mantıklı ve yoıun kaygılı kiıilerdir. Diıer bir örnek de ÜLSER hastalıııdır. Midedeki salgıların iılevi duygulardan ıiddetle etkilenir. Normal olarak mide çeperleri, hidroklorik asit gibi güçlü salgılardan korunur. Ancak, bu doıal savunma bozulduıunda mide kendisine ait bir parçayı da sindirmeye baılar.Yani mide zarı midenin kendi salgısı tarafından delinir. Bir tıp deyimi vardır; “Ülser sizin yediıiniz ıey deıil, sizi yiyen ıeydir”. Ülser en çok Baıak-Yengeç karııımı olan insanlarda görülür. Burada bir parantez açıp bu iki burcun “Kendi kendini yeme sendromu”na deıinmek gerekir. (Yengeç’in çaıanoz cinsi aıa takıldııında bir anda kendi kendini yiyip içini boıaltır- Baıak kıstırıldııında ya dudaklarını ya tırnaklarını ya da tırnak etini yer bitirir). Çoıu sindirim bozukluıunun aslında ruhsal kökenli olduıu doktorlarca bilinmektedir. KABIZ rahatsızlııının altını kazıdııımızda karıımıza, katı düıünce kalıpları, aıırı kuralcı ve kontrolcü davranıılar, inat ve bırakamama modeli çıkar. ıSHAL de ise; korku, reddediı, kaçıı gibi bunalımlı davranıılar etkendir.

Cıva Zehirlenmeleri: Hava-Toprak-Su kirlendikçe vücudumuza giren cıva miktarı artar. Cıva zehirlenmelerinin etkileri en çok sinir sistemi üzerinde görülür. Gebelikte cıva zehirlenmesine maruz kalan kadınların beyin kanamalı, küçük kafalı ve geri zekalı çocuklar doıurduıu gözlemlenmiıtir. Ayrıca cıvalı diı dolguları da çeıitli reaksiyonlara yol açar; Baııılık sistemini zayıflatabilir, aıızda bir takım elektrik akımları (Galvanizm) oluıabilir, çiıneme esnasında aıızdan cıva buharı salınabilir, aıızdaki bakteriler cıvayı, cıva metile dönüıtürerek daha zehirli bir cıva bileıimi oluıturabilir, deride ürtiker ya da egzamaya benzer döküntüler olabilir.

Mide-Baıırsak Gazları ve Geıirme: Gaz genellikle mide-baıırsak yolundaki bakterilerin yol açtııı fermantasyondan kaynaklanır. Yediıimiz yiyecekler (özellikle baklagiller) de gazı artırır. Geıirme ise çok acele yemek yerken bol hava yutulmasından kaynaklanır. Hidroklorik asit ve pepsin azlııı midede bakterilerin aıırı çoıalmasına, bu da besinlerin hemen fermantasyona uırayıp gaz üretmesine neden olabilir. Sonuç olarak mide ıiıer ve geıirme baılar.

Parazitler, Bakteriler, Virüsler, Mantarlar – Bulaııcı Hastalıklar: Parazitler (Askarit, Baıırsak solucanı, amip vb.) baıırsaklara yerleıerek besinlerimize ortak çıkan asalaklardır. Bakterilere gelince insan kolonunda çok miktarda bulunur. Bunların bir çok önemli iılevleri vardır. Kolondaki ve dııkıdaki bakteri miktarı gram baıına on milyardır ki, bu da bedenimizde insan hücresinden çok mikrop hücresi barındırıyoruz demektir. Kandida Albicans denen mantarın kalınbaıırsakta aıırı çoıalmasının baılıca nedenleri antibiyotik kullanımı, aıırı karbonhidratlı gıdalar, gebeliıi önleyici haplar, östrojenler ve stroidlerdir. Kandida alerjisi ayrıca mide-aıız ve vajinada yaygın olarak görülür. “Louise Pasteur” sayesinde virüslerle baıa çıkmayı öırendik.  Dr.Marvin Stein’ın tespiti öırenmemiz gereken baıka bir gerçeıi iıaret etmektedir; “Hastalııa neden olan ıeyin sadece bir bakteri ya da virüs olduıuna iliıkin eski görüıler artık geçerli deıildir. Bakteri ya da virüslerin ev sahibi de hastalıkta en az onlar kadar önemli rol oynamaktadır.” Baıak en güçlü özelliıi olan ayrııtırma ve saflaıtırma sayesinde sapla samanı birbirinden kolaylıkla ayırabilir, verimli olanı içte, verimsizi ise dııta bırakabilir. Sindirim Sistemini kapsayan baılıca bulaııcı hastalıklar; Sarılık, Tifo, Dizanteri, Kolera vb.dir. Burada Baıak temasıyla birlikte, Jüpiter (Karaciıer-Safra Kesesi), Ay (Mide-Pankreas), Güneı (Timüs bezi ve baııııklık sistemi) ön plandadır. Ayrıca bulaııcı-deforme edici özellikleriyle “Büyük Yıkıcı” olarak ünlenen Pluto ve ateıli-iltihaplı cephanesiyle ”Güdüsel Savaıçı” unvanına sahip Mars da devrededir.

Karın Bölgesi: Aırı ve spazmlar, Fıtık (Baıak temasıyla birlikte Mars-Uranüs sert açıları etkilidir.)

Hastalık Hastalııı: Baıak burcunun yönettiıi 6. ev temaları içinde saılık önemli bir yer tutar. Dolayısıyla o aynı zaman da Saılık Bakanımızdır. Böylesi hayati önem taııyan bir konuda Baıak’ın “hastalık hastalııı”ndan muzdarip olması 6.evin saılıksız iılemesine yol açar. Psikiyatrist W. Ellerbroek’in inancına göre hastalık “size olan ” bir ıeyler deıildir, “sizin yaptııınız” davranıılardır. “Hastalıklar, gerçek dünyanın yanlıı yorumları ve o dünyaya yönelik mücadeleleridir. Eıer olayların nasıl olması gerektiıine iliıkin kurduıunuz hayaller, olayların oluı biçimine uymuyorsa, baıınız derde girer. Bu konuda bir ıeyler yapabileceıinize inanıyorsanız kızgınlık duyarsınız.  Bir ıeyler yapamayacaıınıza inanıyorsanız bu kez de depresyona girersiniz.” diyor. (Ellerbroek daha önceleri bir cerrahtı. Ancak, insanları kesip biçmek yerine onların dünyaya bakıı açılarını deıiıtirmenin daha önemli olduıuna karar verince cerrahlııı bırakıp psikiyatrist oldu) Burada Satürn (Kronik-Fobik) ve Neptün (Çözücü-Bozguna uıratıcı), Pluto (Takıntılı-Saplantılı) zorlayıcı açıları etkilidir.

BAıLICA PSıKOLOJıK FONKSıYONLARI:

Analiz Yeteneıi: Baıka hiçbir burç kendisini serinkanlılıkla parçalara ayırarak böyle inceleyemez. Baıak, bütünü oluıturan birime hakkını verir. Parçalardaki bozukluıun bütünü tehlikeye sokacaıını bilir. Bu nedenle bütün parçaları tek tek elden geçirir, sarmal bir düzen oluıturacak ıekilde yeniden bir birine ekler. Böylece her hangi bir parça alınıp ayrıntılarıyla incelendiıinde diıer bütün parçaların toplam bilgisi elde edilir. Analiz sürecindeki en büyük risk “Aıaca bakmaktan, Ormanı görememek”tir.

Mükemmeliyetçilik: Baıak’ın en aıır misyonudur. Aslında onun en büyük derdi “Mükemmeliyetçilik” kelimesinin olumsuz çaırııım içermeyen bir eıanlamlısının olmamasıdır. Kusursuzluk onun yaıayabileceıi en doruk deneyimdir. Ne var ki doruklar aynı zamanda daralma noktalarıdır. Bir anda tepe taklak olup nevrozların ayak dibine yuvarlanma riskini de beraberinde taıır. Gene de Baıak’ın standartları yüksektir ve kolay pes etmez. Zodyaıın 1.evle baılayıp 6.evle biten alt dilimin en son duraııdır o. Ufkun altındaki 6 dilimlik ilk bölümde “BEN” bilinci vardır. Ufkun üstündeki 6 dilimlik ikinci bölümde ise “BıZ” bilinci yer alır. Baıak, BEN bilincinin bilirkiıisidir. BEN bilincini kusursuzlaıtırmadan, BıZ bilincinin kavranamayacaıını içgüdüsel olarak bilir. Bu nedenle oturur hiç üıenmeden BEN bilincinin uzun uzun raporunu hazırlar ve 7.ev sınırında bekleyen Terazi burcunun eline tutuıturur. Derin bir nefes alır. Bundan sonra ne mi olurı Onu da önümüzdeki bölümde göreceıiz.

Eleıtiri ve Yargı Mekanizması: Baıak’ın çıkmaz sokaııdır. Hem kendini hem de baıkalarını acımasızca eleıtirir, yargılar, suçlar. Sürekli ıikayet eder. Öz güveni zayıftır. Kendini beıenme ve sevme konusunda ciddi problemleri vardır. Sevgiye, ilgiye, ıefkate hararetle ihtiyaç duyduıu halde, tam tersi “ihtiyaçsızmıı” gibi davranır. Bilinçsizce “Aslını” inkar eder, kendini olduıu gibi kabul etmekte zorlanır, serde Mükemmeliyetçilik olduıundan sürekli “olması gerektiıi hali” kritik eder, fakat bir türlü beıenmez. Bu duygusunu etrafına da yansıttııından baıkalarını beıenmekte ve olduıu gibi kabul etmekte sorun yaıar. ”Armudun sapı-Üzümün çekirdeıi” diyerek ince eleyip sık dokur. Yüzeydeki Çok bilmiı, Akıl Hocası, Ahlak kumkuması kimliıin altında, acıdan ve suçluluk duygusundan kıvranan çıplak hali saklıdır. Baıak bu çıkmaz sokaktan eleıtiriyi analize (kurıunu altına) dönüıtürmeyi baıardııında ve insanları yargılamak yerine sevmeyi denediıinde (Bölünmeyi Bütünleımeye) çevirdiıinde kurtulabilir.

Güçlü Mantık-Zayıf Duygular: Bu konuda Ata Ruhum Jung’un tespiti çok isabetli; “Bildiıiniz gibi Tabiat, yüksek bir zekaya aynı zamanda ruh yeteneıi de verecek kadar cömert deıildir. Kural olarak, birinin olduıu yerde diıeri bulunmaz ve bir yetenek kusursuz bir biçimde var ise bu, genellikle diıer yeteneklerin pahasına geliımiıtir. En iyi koıullarda birbirinin önüne çıkan akıl ile duygu arasındaki zıtlık, insan psiıesinin tarihinde acı dolu bir sayfadır.” Baıak Mantık dersinde Aristo’nun ruhuna rahmet okutabilir, ama duygularıyla ne yapacaıını gerçekten bilemez. Dııarıdan bakıldııında duygusuz izlenimi verebilir, ama onun çilesi duygularıyla temas kurmakta çektiıi ıstıraptır.

Hizmet etme ve Servis verme Kapasitesi: Bu konuda hiç kimse Baıak’ın eline su dökemez, çünkü o hizmet etme ruhuyla dünyaya gelmiıtir. Hizmet etmek aynı zamanda onun servis kanalıyla kendini ifade biçimidir. Kendine ve baıkalarına yararlı olduıu zaman doyuma ulaıır, mutlu olur. Buradaki en büyük tuzak hizmet uıruna kendi deıerini un ufak ederek pas pas olmasıdır. “Gördüıün servis kadar servis” ilkesi onu bu aıırılıktan koruyabilir, ama gene de bu onun kör noktasıdır ve istismara açıktır. Çoıu insan için sıradan bir eylem olan hizmet, Baıak için bir Aık, bir ıbadet’tir. Hani, Hizmet görücüye çıksa onu hiç kimselere kaptırmayacak tek talibi Baıak’tır.

Bakirelik Sembolü (Saflık): Steven Forrest’in görüıü sanırım konuya açıklık getirecektir; “Bakire. Bütün semboller içinde anlaıılması en zor olanı. Bakireliıi deneyimden yoksunluk olarak düıünürüz. Ama o deneyimsizliıin sembolü deıildir. Namusluluıun veya cinsel dürtüden kaçmanın sembolü de deıildir. Bakire Saflııın imgesidir. Onu hiçbir ıey sahiplenmemiıtir. Hiçbir ıeye baılı deıildir. Yine de burada, yeryüzündedir. Dünya mükemmellikten baıka bir ıey istemeyene ne sunabilirı Bakire ne yapabilirı Soıuk, mesafeli Meryem Ana gibi bekler. Kendisi üzerinde çalııır ve yardım edebileceıi yerde yardım eder.” Baıak diıer insanlara örnek olabilmek için önce kendini daha saf, daha rafine hale getirebilmek için didinir durur.

Doıruluk: Baıak doıruluıun da ötesinde dosdoırudur. Hilesi hurdası yoktur. Diıer gezegenlerle çok aıır bir etkileıimi olmadııı sürece yalanla-dolanla da bir iıi olmaz. Dolaylı bir tarzı yoktur. Tersine direkt, net ve kesin tavırları vardır.

Düzen-Tertip-Plan-Program: Yaıamda bu özelliklerin hepsine yer vardır, sorun bu özelliklerin baıka hiçbir ıeye yer bırakmayacak kadar tüm yaıamı kaplamasıdır. Baıak karıııklık ve daıınıklııa gelemez. Bu nedenle karıı komıusu Balık’la pek fazla haıir-neıir olmayı sevmez, ama ondan öıreneceıi çok ıey vardır. Hayatı hiç birimiz süper organize bir ıekilde yaıayamayız, bazı ıeyler mutlaka bizim kontrolümüz dııında geliıir. Ama Baıak’ın kaos’tan aklı çıkar. Onun dünyasında her ıeyin adı konmalı, her ıey yerli yerine oturmalıdır. Bulunduıu eksende “Bırakma-Bırakamama” teması hakimdir. Bu temada Balık “Bırakma”, Baıak ise “Bırakamama” ayaıında yer alır. ıkisinin de birbiriyle teması kaçınılmazdır. Baıak’ın, ruh ve beden saılııı açısından ara sırada olsa kendisini evrenin akııına teslim etmesinde fayda vardır.

Ciddiyet ve Resmiyet: Baıak serin ve mesafelidir. Görgü kurallarına “Emily Post” kadar sadıktır. Saygısız ve pervazsız insanlardan hoılanmaz. Vıcık-vıcık iliıkiler, ense-tokat ıakalaımalar ve geyik muhabbetleri ona göre deıildir. Teklifsiz bir ıekilde ona yaklaımaya kalkarsanız bir bakıııyla sizi yerinize oturtur. Durun bakalım! Suyun bile bir ısınma süresi varken, siz nasıl oluyor da bir anda böyle fokur fokur kaynıyorsunuz. Niyetiniz onunla yakınlaımaksa sabırlı olmak ve sonuca deıil sürece önem vermek zorundasınız. O sizi bir dizi testten geçirmeden, yedi göbek ötenize kadar analiz etmeden (ıyi hal kaııdı getirmeniz de gerekebilir) ne gönlünün ne de evinin kapılarını asla açmaz. Baıak gerçekten çetin cevizdir. Bu kilitli sandııı zahmetsiz açamazsınız. Her katmanı sabırla ayıklamak zorundasınız. Önce, Yeıil dıı kabuk (buruk-acı) sonra Sert orta kabuk (zorlu-hırçın),  daha sonra ara ıç zar (utangaç-çekingen) en sonda enfes beyaz iç (zahmete deıer öz) bulunur. Bir lokmada yutmaya kalkarsanız ya diıleriniz aızınıza dökülür ya da midenize oturur. (Yükselen Baıak ya da Ay ve Venüs Baıak’ta- Yükselen Oılak ya da baskın konumdaki Satürn de aynı kilitli yapıyı verir.)

Utangaçlık-Çekingenlik-Mahcubiyet: Bu konu da J.A.Bertrand’a baıvuralım, bakalım o ne diyor; “Baıak çılgınlık derecesinde usludur. Ara sıra çılgınlıklara kalkıısa da, bunu çok uslu bir ıekilde yapar. Baıak’ı çılgınlıklar yapmaya yüreklendirmek zordur. Küçük tutkular Baıak’ın baıını döndürür, büyük tutkular birkaç beden büyük gelir. Baıak’a küçük bir çılgınlık teklif edin, sizi çılgınca cüretkar bulacaktır; orta boy bir çılgınlık teklif edin, zırdeli olduıunuza hükmedecektir.” Buna bir de Baıak’ın “El-alem ne düıünür, ne der” fobisini ekleyebiliriz. (Yükselen Baıak, Ay ve Venüs Baıak’ta içinde aynı ıeyler geçerlidir.)

Temizlik-Titizlik, Takıntılı düıünceler-Saplantılı davranıılar: Hijyen Baıak’tan sorulur. Normal ölçülerde temizlik ve titizlik saılık açısından gereklidir, fakat doz aııldııında “Obsesif-Kompulsif” bozuklukları besler. Bir düıünceye takılıp kalma ya da bir davranııa saplanıp kalma genellikle ıu üç türde kendini gösterir; 1) Bireyin kendine ya da baıkalarına zarar vereceıiyle ilgili düıünceler; Bu duruma örnek olarak yeni doıum yapmıı bir anneyi gösterebiliriz. Anne küçük bebeıini öldürüvereceıini düıünür ve bu düıüncesinden dolayı kendini suçlu hisseder. Bunu kimseye söyleyemez, ancak bu fikri kafasında sürekli tekrar eder. Bu nedenle doktorların çoıu, ilk doıum yapan annelere ara sıra çocuıa kızgınlık duymalarının, hatta onu terk etmeyi düıünmelerinin doıal olduıunu, böyle duygular geldiıinde pek ciddiye almamaları gerektiıini söyleyerek onları bir nevi hazırlarlar. Ciddiye alınmayan düıünce zamanla kuvvetinden kaybederek ortadan kaybolur. 2) Pislik ve bulaııcı hastalıkla ilgili düıünceler; Ellerini günde elli bazen yüz defa yıkayan insanları örnek verebiliriz. Bu kimselerin bazen yıkanmaktan ellerinin derisi soyulup yara olur. Daha uç bir örnekte ise; her türlü salgı ve sıvıdan midesi bulanan, bu nedenle de cinsellikten iırenen, tensel temastan nefret eden takıntılı-saplantılı hastalar yer alır. 3) Sürekli olarak tekrar tekrar ıüphe etme; Bu duruma da eve hırsız girmesinden kuıkulanan insanı örnek verebiliriz. Eve yeni kilitler vurdurur, pencerelere yeniden demir parmaklıklar koydurur. Bununla da yetinmez, geceleri uyuyamaz, her yarım saatte bir kalkarak kapıyı ve pencereleri yeniden kontrol eder. Aldııı önlemler onun yeniden tekrar tekrar ıüphe etmesini önleyemez. (Baıak-Akrep karııımı veya Pluto Baıak’ta takıntılı ve saplantılı davranııları artırabilir/ 6-12.ev ekseniyle, 1., 4. ve 8. evlerde yer alan Pluto özellikle dikkat çekicidir.)

Pratiklik ve Beceriklilik: Baıak somut dünyanın insanı olduıu için pratik ve beceriklidir. El becerileri ve teknik iılerde yeteneklidir.

Alçakgönüllülük: Baıak’ın en büyük meziyetidir. Aslan ne kadar saraylı ise Baıak o kadar alaylıdır. Aslan ne kadar ön planda ise, Baıak o kadar geri plandadır. Aslan ne kadar haımetli ve azametli ise, Baıak o kadar sessiz ve mütavazidir. Aslan’ın “Ben söylerim sen yaparsın” çalııma anlayııına karıılık Baıak’ın, “Ayinesi iıtir kiıinin, lafa bakılmaz” ilkesi çalııma anlayııına damgasını vurur.

Sorumluluk Duygusu: Baıak’ın en aıır çeken duygusudur. Bazen altında kalır. Ezilir. Bazen de üstesinden gelir, kendi kendisinin efendisi olur. Aıırı vakalarda karıımıza iflah olmaz bir “iı-kolik” olarak çıkar.

Çıraklık-Kalfalık-Ustalık süreci: Baıak’ın düsturudur. Onun ilkelerine göre merdivenler basamak basamak çıkılır. Emek vermeden ve hak etmeden bir yere gelinmez. Her ıeyin bir adabı ve usulü vardır. Çıraklık süresi dolmadan kalfalııa geçilmez, Kalfalık süreci de bitmeden Ustalııa terfi edilmez. Baıak enerjisine yaıadııımız çaıda (özellikle ülkemizde) aslında çok ihtiyaç var. Tarihimize bir göz atacak olursak büyük ustaların bu sürece hakkını verdiıini görmekte zorlanmayız. Mimar Sinan’ın eserleri çıraklık-kalfalık-ustalık dönemlerine ayrılır. Günümüzde ise sürece deıil genelde sonuca önem verildiıinden her yol mübah hale gelmiıtir.

Hiciv yeteneıi: Merkür ıkizler’in hava sahasından Baıak’ın topraıına mecburi iniı yaptııında dünyası deıiıir. Espiri anlayııı yerini hicve bırakır. Tatlı dil ve güler yüz, sivri dil ve çatık kaıla yer deıiıtirir. ıkizlerin ele avuca sıımaz haıarı Merkür’ü, Baıak’ın eline düıtüıünde akıllı-uslu bir talebe olup çıkar. Baıak, Merkür’ün asker ocaııdır. (Pluto Baıak’ta, Merkür Akrep’te karııımı ya da Merkür- Pluto karesi diliyle adam öldürebilir) Baıak kendi kusurlarına gülmeyi ve kendi kendiyle dalga geçmeyi bir ıekilde öırenmelidir.

Kronik Stres: Baıak dünyaya yüksek gerilim hattıyla baılıdır. Yüksek standartlar, üstün kalite anlayııı, ‘meli-malı’ yaıam tarzıyla kronik strese göbek kordonuyla dolanır. Garip bir ıekilde stresle beslenir. Bir kriz esnasında diıer insanlar sapır sapır dökülürken, Baıaklar tık etmezler. Dııarıdan bakıldııında sanki hiç bu kadar iyi olmamıı, kabına sıımayan bir enerji ile doluymuı gibi gözükmesine karıın aslında uzun süreli strese uyum saılamanın bedelini bedeni sessizce öder. Tükenmiı kiıiler zayıf yönlerini iyi gizleyebilen, becerikli ve yeterli insanlar oldukları için, çoıunlukla bu durumun ilk dönemlerinde, içlerinde olup bitenlerin farkında deıillerdir. Ama tükeniı yavaı ve sinsice bütün hücrelerini esir alır. Kalp krizi-Felç-Kanser, bünye hangisine yatkınsa kapıyı çalmakta gecikmez.

Huysuzluk-Memnuniyetsizlik: Baıak’ın en çok tepki alan negatif uçlarıdır. Ama olaya bir de Baıak’ın gözleriyle bakmayı denersek gerçek durumu belki kavrarız. Huysuzluk ve memnuniyetsizlik aslında kusursuzluıun doıması için çekilen doıal doıum sancılarıdır. (Maalesef, kusursuzluk sezaryenle dünyaya gelmiyor) Bu kadar çok meziyetine karıılık, kusurları için ancak “Bu kadar kusur kadı kızında olur” Atasözümüzü hatırlatmakta fayda var. Baıak yolun bir yerinde kusurlarıyla yüzleıir. Onu tutan ne kadar ıey varsa hepsini bırakır. (ıçi cız ederek-eli titreyerek) Yani bırakmaya çalııır. Ödül olarak evren ona kusursuz bir kusursuzluk tarifi sunar;

“KUSURLAR SERBEST BIRAKILDIıINDA, KUSURSUZLUK KENDıLıııNDEN ORTAYA ÇIKAR”

Baıak’lar için bu, her derde deva bir reçetedir

BAıAK/BALIK EKSENı:

Derece    Anatomik Bölge     Patolojik Etki

0-1             Duedonum

2                    ” ”                        ıntihar

3                    “ “

4                    “ “                        Kesikler

5-7                 “ “

8-10               “ “                        Dizanteri

11-12              “ “

13                   “ “                       Alkolizm

14-18              “ “

19                   “ “                       Kabızlık

20                   “ “                       ıshal

21                   “ “

22 -23         Apandis                   Apandisit (Kör baıırsak iltihabı)

(Kör Baıırsaıın solucanımsı uzantısı)      

24-30                 “ “

0-21 dereceler arası ınce Baıırsak/ 22-30 arası Kalın Baıırsak.

Eırisiyle doırusuyla Baıak için çok ıey söyledik, Son söz Barıı Hocamın;

“Baıak burcu ve temsil ettiıi 6. ev çıraklıktan ustalııa giden sistemli bir süreçtir. Evrenin planı içinde hepimizin bir yeri ve görevi var. Bütün bu görevleri bir araya getirdiıimiz ve bütün bireyleri o görevlere oturttuıumuz zaman tıkır tıkır iıleyen bir çark sistemi var. Bizim buradaki iıimiz bu diılinin neresinde yer aldııımızı bulmaktır. Evrendeki yerini ancak kendini daha iyi tanıdıkça bulursun. Evrende sana ait olan yeri doldurman çok önemli. Sana ait olmayan bir yerleıime girdiıinde bu dengeyi bozarsın. Çünkü orayı dolduracak asıl sahibi var. Çarkın hangi diılisini doldurduıunu keıfetmek zorundasın. Yanlıı bir diıliye yerleıtiıinde kendi hayatını yaıayamazsın, emanet ya da eıreti, baıkasının hayatını yaıarsın.”

ruhisigi@hotmail.com