Yengeç Burcu ve Psikolojik Fonksiyonları
BURÇLARIN ZODYAKLA ANATOMıK EıLEıMESı,
PLANETLERıN ORGANıK VE PSıKOLOJıK FONKSıYONLARI
YENGEÇ
“BıLıNÇALTINIZDAN AÇIıA ÇIKARAMADIıINIZ HERıEY BıR GÜN KADERıNıZ OLARAK KARıINIZA ÇIKAR”
Çaıdaı psikolojinin öncülerinden olan Carl Gustav Jung aynı zamanda psikolojik astrolojinin geliımesine önemli katkılarda bulunmuı bir psikiyatristir. Ay ve Yengeç burcunu tanıma yolculuıumuzda, Jung bize rehberlik edecek. Gecenin sessiz ve serin karanlııında yol alırken aynı zamanda içimizin derinliklerine dalıp, kör ve hassas noktalarımıza da temas edeceıiz. Ruhumuzun karmaıalarının hem gücümüzün hem de güçsüzlüıümüzün kaynaıı olduıunu söyleyen Freud’a da kulak vereceıiz. Bu eı zamanlı yolculuk insanla-evren arasındaki baıın kıl kadar ince ama çelik kadar saılam olduıunu hissettirecek bize.
YENGEÇ BURCU DERECELERı:
1–Sixth rib:Altıncı kaburga
2–Seventh rib: Yedinci kaburga
3–Eighth rib (Eyesight): Sekizinci kaburga, Görme duyusu
4–Ninth rib: Dokuzuncu kaburga
5–Tenth to twelfth ribs: On dan Oniki ye kadar olan kaburgalar
6–Diaphragm: Diyafram (Göıüsle karın boıluıunu birbirinden ayıran kas bölme)
7–Thoracic cavity: Göıüs boıluıu
8–Oesophageal opening of diaphragm (Paralysis): Yemek borusunun diyaframa açılan kısmı, Paraliz (Felç)
9–Pylorus: Pilor (Midenin oniki parmak barsaıa açıldııı delik, mide kapısı)
10-Fundus of stomach: Midenin dip bölümü
11-Gastric veins (Chronic glomerulonephritis): Mide damarları, Kronik glomerül iltihabı
12-Greater curvature of stomach: Büyük mide eıriliıi
13-Lesser curvature of stomach: Küçük mide eıriliıi
14-Stomach walls: Mide çeperleri.
15-Gastric nerves(Suicide): Mide sinirleri, ıntihar
16-Pancreas: Pankreas
17-Duodenal opening of pancreatic duct: Pankreas kanalının oniki parmak barsaıına açılan kısmı
18-Duodenal opening of pancreatic duct: Pankreas kanalının oniki barsaıına açılan kısmı
19-Ampulla of bile duct: Safra kesesinin torbamsı geniılemiı kısmı
20-Superior pancreatico-duedenal artery: Pankreas ve duedonuma ait üst damar
21-ınferior pancreatico-duedenal artery: Pankreas ve duedonuma ait alt damar
22-Gastric mucosa: Mide mukozası (zarı)
23-Gastric blood vessels: Mide kan damarları
24-Blood vessels of digestive organs: Hazmettirici organlara ait kan damarları
25-Blood vessels of digestive organs: Hazmettirici organlara ait kan damarları
26-Mammary glands: Memeler
27-Nipples: Meme baıları
28-Cartilage of ribs (Hair): Kaburga kıkırdakları, Saç
29-Spleen (Bronchitis): Dalak, Bronıit
30-Twelfth thoracic vertebra: Onikinci göıüs omuru
Kaynak:*Medical Astrology (Jane Ridder-Patric)”
Yengeç burcunun yönetici ııııı Ay, insan ruhunun aynası olduıundan psikolojik fonksiyonları üzerinde biraz fazla duracaıız. Yolculuıumuz boyunca deıerli hocam Barıı ılhan’ın da bilgilerine sık sık baıvuracaıız. ıimdi onun konuyla ilgili makalesinden bir pasajla devam edelim.
“Efsaneye göre baılangıçta Tanrıça kocasına çok kötü davranıp, bir takım ihtiyaçları için ondan yararlanıyormuı. Bundan sıkılan kocası olaya el koymuı Tanrıça’yı uzaklara sürerek kendisini Tanrı ilan etmiı ve kendisine eı olarak da uysal, her ıeye boyun eıen bir kadın seçmiı. Yani bir bakıma kadın ikiye bölünmüı. Boyun eıen bölümü Tanrı’nın yanında, ıirret bölümü de sürgündeymiı. Ancak bu bölünme ne Tanrı’ya ne de Tanrıça’ya mutluluk getirmemiı. Uzun süren bu mutsuzluktan sonra Tanrıça Tanrı’nın yanındaki yerini almak, kendisini bütünlemek amacıyla dönüı kararını vermiı. Ancak bu defa niyeti Tanrı’yı yenmek deıil, onunla birlikte, birbirlerini bütünleyerek yaıamakmıı.”
Samanyolu Sistemimizde, Güneı ve Ay gezegen deıil iki güçlü ıııktır. Güneı, sistemin merkezi, Ay ise dünyamızın uydusudur. Güneı, insan doıasının eril ve bilinçli yönünü, Ay ise diıi ve bilinçsiz yönünü temsil eder. Bunun yaıamımızdaki iz düıümü “Kafa” ve “Kalp” birlikteliıidir.Güneı aydınlııa hükmettiıi için gündüzün kralı, Ay ise karanlııa hükmettiıi için gecenin kraliçesidir. Bu nedenle Güneı (Solar özellikler) ile Ay (Lunar özellikler) dengede olduıu sürece yaıam dansımız uyumludur. Ay, insanın duygularını, içgüdülerini, bilinçaltını ve subjektif boyutunu temsil eder. Kadınlık ve Annelik gibi diıi prensiplere karıılık gelir. Doıada suları, insan anatomisinde de sıvı ve salgıları yönetir. Yaıamımızın doıal ritmini oluıturan Güneı ve Ay aynı zamanda içi dengelerimizi ayarlayan psiko-biyolojik saatimizin akreple yelkovanı gibidir.
YENGEÇ/OıLAK EKSENı
Derece Anatomik Bölge Patolojik etki
0 Gövde Bölümü Soıuk algınlııı, Üıüme, Titreme
1 “ “ Hazımsızlık, Katarakt, Grip
2 “ “ Kronik Romatizmal ıikayetler
3 “ “
4 Kulaklar Saıırlık
5 “ ” Adonoid, Felç
6 “ “
7 Böbrekler Adonoid
8 Kemikler Kemik Kırılmaları, Eklem ıltihabı (Arterit)
9 Kalp Kalp Hastalıkları
10 “ ” Yer çekimine baılı olarak meydana gelen su toplaması (Cardiac Oedema)
13 Kalp
14 Kalp Katarakt
17 Kalp
18 Kalp Tümörümsü ıiılikler, Kabarıklar.
19 Safra Kesesi Kabızlık, Safra Kesesi Taıları, Dilsizlik
20 “ “ Suda Boıulma, Tıkanma, Sufokasyon (Hava yollarının muhtelif sebeplerle kapanması,
havasızlık nedeniyle boıulma)
24 Safra Kesesi
25 “ “ Solunum Problemleri
26-27 “ “
28 “ “ ıncik Zedelenmeleri
29 “ “
30 Gövde sonu
BAıLICA ORGANıK FONKSıYONLAR:
Limbik Sistem: Limbik alan, hipotalamus ve hipofiz bir araya gelerek “Limbik Sistemi” oluıtururlar. Burası duygularımızın fizyolojik mekanıdır. Midemiz kazındııında, öfkelendiıimizde, sırılsıklam aıık olduıumuzda, ya da kederlendiıimizde limbik sistemin eline düıeriz. Limbik Sistem deneyimlediıimiz her ıeyi metabolize eder, sürekli olarak bedenimizi yeniden yaratır. Bu sistem içinde amigdala ve neokorteks de önemli rol oynar. Sürüngenler gibi neokorteksi olmayan türlerde anne ıefkati yoktur; yavrular yumurtadan çıktıklarında, yem olmamak için saklanmak durumundadır. Büyük bir soıukkanlılıkla vahıet uygulayan ve suçluluk hissetmeyen psikopatlara “omurgasız” denmesinin bir nedeni de bu sistemin büyük hasar görmesinden kaynaklanır. Ay’ın diıer planetlerle olan sert etkileıimlerini örnekleyecek olursak; Güneı’le olan sert açılarda beynimizin düıünen yanı ile hisseden yanını birbirine baılayan devreler kesintiye uırayabilir. Mars’la “Savaı ya da Kaç” tepkisi bizi sürekli teyakkuzda tutabilir. Uranüs, ayartıcı ıimıeıiyle etik deıerlerimizi yakıp, bizi baıtan çıkarabilir. Neptün’le hiçbir ıey hissedemeyecek kadar uyuıup “Kurban” rolünü oynayabiliriz. Satürn tüm ciddiyeti ve katılıııyla IQ da direnip, EQ reddedebilir. Pluto, bu sistemi kökünden sallayabilir. Tıbbın bile teıhis koymakta zorlandııı yeni psikosomatik bozukluklar icat edebilir. Sapık ve Katil sayısını arttırabilir.
Hipofiz Bezi: Ara beynin ön tarafında,“Türk Eıeri” (Sella Turcica) denilen çukura yerleımiı, hipotalamusun hemen altında ve ona küçük bir köprü ile baılı bulunan tek bir endokrin bezdir. Bu bez vücudun çok uzak bölgelerini etkileyen çeıitli hormonlar salgılamaktadır. Ön ve Ara lobun salgıladııı hormonlar; Büyüme hormonu (Somatotropin-STH); Kemik ve kasların büyümesini saılar. Protein sentezini artırır. Karbonhidrat ve yaı metabolizmasını etkiler. Fazla salgılanması ”Jigantizim”e, az salgılanması ”hipolizer cücelik”e sebep olur. Adrenokortikotrofik hormon(ACTH); Adrenal bezin korteksinin büyümesini ve steroid hormonların salgılanmasını uyarır. Tirotropin (TSH); Tiroid kamçılayıcı hormondur.Gonadotrop hormonlar; Sarı cisim yapıcı (LH), Follikül uyarıcı (FSH) hormonlar; Her ikiside cinsel hormon yapan bezlerin çalıımasını etkilerler. Prolaktin (LTH); Memelerin geliımesini ve gebelik sonrası süt salgısını etkiler. Analık içgüdüsünün doımasına neden olur.
Bu hormonların salgılanması hipotalamus tarafından ayarlanır. Arka lop tarafından salgılanan hormonlar; Antidiüretik hormon (ADH); Bu hormonun diıer bir adı da Vasopressin dir. Asıl görevi böbrekle ilgilidir. ıdrarla atılan su miktarını kontrol eder. ADH salgısı alkol etkisiyle azalır ve nikotin etkisiyle artar. Eksikliıinde diabetes insipipidus (ıekersiz diyabet) ortaya çıkar. Oksitosin: Rahim kaslarının kasılmasını saılar ve süt salgılanmasını uyarır.
Hipotalamus: Hipofiz bezine biyokimyasal emirleri veren beynin merkezi düzenleme merciidir. Bedenimizde Homoestatis adı verilen iç dengeyi saılar.
Vücut Sıvıları ve Salgıları: Hücrelerdeki sıvı ve kan plazmasındaki elektrolit dengesi ayın safhalarıyla birlikte dalgalanır. Vücut hormonları da dalgalar ve gel-gitler halinde salgılanır. Sıvı dengesizliıinin sebep olduıu belli baılı rahatsızlıklar; Hidrosefali; Beyin de su toplaması ve Ödem; Vücutta su toplamasıdır. Sinovya (Eklem boıluklarında bulunan sıvı zarına ait iltihaplanma (Sinovit) de görülebilir. Memeler ve Süt salgısı, Ter bezleri ve ter salgısı da Ay’ın yönetimindedir.
Dölyataıı ve Gebelik: Ay’ın, kadına özel çok anlamlı bir hediyesidir. ıçinde “bir can” taııdııını hissetmek hem müthiı keyif verici hem de muazzam sorumluluk yükleyici iki ucu keskin bir duygudur. Çünkü gebelik bir kadın için hem çok kutsal hem de çok riskli bir yaratıcılıktır. Bu safhada Venüs bayraıı Ay’a teslim eder.Ay’ın diıer planetlerle sert etkileıimi varsa kadınlık organları ile ilgili ıikayetler, gebe kalma problemleri, düıük, zor doıum ve erken doıum gibi sorunlara yol açabilir. Pluto ile sert açılarda uterus’un ameliyatla çıkarılması görülebilir.
Doıum ve Ameliyatlar: Ay fazlarının insan mizacı üzerindeki önemli etkilerinin yanı sıra doıum ve ameliyatlar konusundaki etkileri de deneylerle saptanmııtır. Doıumların çoıu dolunayın (Ay-Güneı karııt/180 derece) hemen ardından, az bir bölümü de yeni ayda (Ay-Güneı kavuıum /0 derece) meydana gelir.Ameliyatlarda ise ılk dördün (Ay-Güneı 90 derece/kare açı) ve Son dördün (Ay-Güneı 90 derece) riskli zamandır. Dolunayda etki biraz daha zayıftır. Bir kısım problemler de Ay boıluktayken (Ay’ın açısız kalması) yaıanmaktadır. Ameliyatlar için en riskli zaman yeni aydan üç gün önceki zamandır. Bu “çürüyen ay”(Balsamic) dönemi olduıu için komplikasyon, aıır kanama ve acil müdahalelere yol açabilir.
Adet dönemi (Menstrual Cycle): Kadınların 28 günlük adet çevrimi Ayın yaklaıık 28 günde tamamladııı sideral perioda eıtir.
Pankreas Bezi: ıç ve dıı salgı yapabilen karma bir bezdir. 2 çeıit hormon salgılar; 1)ınsülin; Langerhans adacıklarının Beta hücrelerinden salgılanır. Kan ıekerini düıürür. 2)Glukagon; Langerhans adacıklarının alfa hücrelerinden salgılanır. Kan ıekerini yükseltir. Bu bezle ilgili baılıca rahatsızlıklar; Diabets mellitus (ıekerli Diyabet), Hipoglisemi (Kandaki ıeker miktarının azalması), Hiperglisemi (Kandaki ıeker miktarının artması), Pankreas salgısının dengesizliıi duygusal yaıantımızın da dengesizliıine yol açar.
Sindirim sistemi: Aıızda baılayıp anüste biter.1)Aıız; Aıız boıluıu, dil, diıler ve tükürük bezleri (kulak altı-dil altı ve çene altı olmak üzere üç çifttir) yer alır. 2)Özfagus (Yemek borusu); Görevi yutulan besinleri mideye iletmektir. 3)Mide; Baılıca salgıları ve fonksiyonları; a)Mukus salgısı (Midenin iç yüzeyini kaplar ve koruyucu görevi yapar) b)HCL salgılanması (Pariyetal hücreler tarafından salgılanır. Pepsinojenin pepsine dönüıtürülmesini saılar, bakterileri önler) c)Enzim salgılanması (En önemli mide enzimi pepsindir. Diıerleri; lipaz, amilaz ve rennindir.) d)Hormon salgısı (Gastarin hormonu salgılar. Bu hormon HCL salınmasını ve enzim salgısını uyarır.) 4)ınce Baıırsaklar; Baılıca enzimleri; Enterokinaz, Peptidazlar, Sükraz, Maltaz, Laktaz, Lipaz, Amilaz, Nükleazlar dır. 5)Kalın Baıırsaklar; Besin artıklarının toplandııı yerdir. Su, mineral ve vitaminlerin büyük bir bölümü burada emilir. 6)Kör baıırsak; Besinlerin sindirilmesinde doırudan görevi yoktur. Karaciıer, Safra kesesi ve Pankreas sindirime yardımcı diıer organlardır.
Asit-Alkalik dengesi, Enzimler ve Mayalanma (Fermantasyon) da Ay’ın kontrolündedir. Sindirim sistemiyle ilgili baılıca rahatsızlıklar; Gastirit, Ülser, Pankreatit (Pankreas iltihabı) dır.
Lenf Sistemi: 3 kısımda incelenir;1)Lenf Sıvısı; Alyuvar taıımayan akkan sıvısıdır. ıçinde akyuvarlar bulunur. 2)Lenf damarları; Lenf sisteminde atardamar yoktur, sadece toplardamarlardan oluıur. 3)Lenf düıümleri; Lenfosit yapımında görevlidirler. Dalak ve bademcikler en büyük lenf düıümlerindendir. Vücuda giren mikropların tutulduıu ve etkisiz hale getirildiıi yerlerdir. Bu sistem vücudun savunmasında etkilidir. Doku sıvısı ile kan sıvısının dengede kalmasını saılarlar. Bu sisteme ait baılıca rahatsızlıklar; Lenfanjit; Lenf damarı iltihabı, Lenfadenit; Lenf bezlerinin iltihabı, Lenfogranülomatoz (Hodkin hastalııı), Lenfosarkom; Lenfatik elemanların kanseridir. Adenoid; Lenf bezlerinin büyümesi, ıiımesi.
Biyoritim: Doıa (bir gezegenden bir atoma kadar) düzenli döngülerle karakterize olur;1)Dünyanın kendi ekseni etrafında dönüıü ; gece ile gündüzün ortaya çıkııı, 2)Dünyanın güneıin etrafında dönüıü; mevsimlerin oluıumu, 3)Ayın dünyanın etrafında dönüıü;ay safhaları denilen ay takvimi döngüsünün oluıumu, 4) Dünyanın, ayın ve güneıin dönüıümlü çekim güçleri; denizlerdeki gel-git olayının oluıumu. ınsan yapısı genleri vasıtasıyla bu ritimlere tepki göstermeye programlanmııtır.Ay doıadaki ritmini insan vücudunda da biyolojik bir saat gibi sürdürür. ”Suprachiasmatik nücleus”olarak adlandırılan, hipotalamusdaki küçük bir hücre çekirdeıi, bu iıle ilgili her ıeyi ayarlar.
Sempatik Sinir Sistemi: Otonom sinir sisteminin bir koludur.Organizmanın zor durumda kaldııı zaman etkilidir. Sempatik sinirler; Göz bebeıini büyütür, Tükürük salgısını azaltır, Kalp atııını hızlandırır, Bronıu geniıletir, Sindirim hızını azaltır, Karaciıerdeki glikozu glikojene çevirmesi için uyarır, Baıırsak hareketlerini azaltır, ıdrar kesesini geniıletir. Kızma, hiddet, heyecan gibi durumlar sempatik sistemin aıırı çalıımasıyla ortaya çıkar.
Kadında saı, Erkekte sol göz: Ay’ın ,Güneı’le yaptııı sert açılar göz bozukluıuna sebep olur. Ay aynı zamanda vücudumuzun sol bölümünü temsil eder.
Beslenme ve Özümleme Fonksiyonları: Ay vücudumuzun PH dengesini saılar (Asitlik ve bazlık arasındaki denge) Bu denge bozulduıunda beslenme ve özümleme fonksiyonları sekteye uırar. Anoreksi (ııtahsızlık) ve buna baılı olarak geliıen Anoreksiyo Nerveso (Kuruntulu iıtahsızlık) görülebilir. Bulimia (Doymaz iıtah hastalııı) Bulantı ve Kusma, Sıhhatsiz bünye de bu tabloya dahildir.
Mukozal ve teıhisi zor hastalıklar: Tıp en amansız hastalıklardan birine, ”CANCER-YENGEÇ” adını vermiıtir. Acaba Nedenı J.A.Bertrand’ın bu konudaki sözleri önemli bir ip ucu verebilir; ” Muzip Tabiat ve Zodyak, Yengeci iri kıskaçlarla donatmıılardır. Tabiatın ve Zodyak’ın verdiıi derslerden yararlanalım Yengeci cımbızla tutalım.ıri kıskaçlarını hafife almayalım.”
BAıLICA PSıKOLOJıK FONKSıYONLARI:
-Bilinçaltı: Aslında burası da bilincin dölyataııdır. Bilincimiz bir aysbergin su üstündeki görünen kısmı kadardır. Oysa bilinçaltımız aysbergin su altındaki görünmeyen geniı kısmını kapsar. Burası farkında olmadııımız ancak baıka insanlara yansıttııımız (projeksiyon) gölgelerimizin karanlık ve muamma diyarıdır. Jung’un deyiıiyle “Gölge”; ıçimizdeki engellediıimiz her ıeyi yapmak isteyen, olmadııımız her ıey olan, Dr.Jekyll’ımıza karıın, Mr.Hyde’ı temsil eden aıaıılık varlıktır. Iıık (bilinç) olmadan gölge (bilinçdııı) olmaz. Gölge kaçınılmaz bir olgudur ve insan doıası o olmadan bütünleıemez. Çünkü gölge, doıal yani içgüdüsel insandır. Bilinçaltını bilince açan kapı daima aralık tutulmalıdır. Yapılması gereken en saılıklı ıey oradan diıer tarafa geçmeye çalııan malzemenin farkına varıp onu (çoıunlukla bir uzman yardımıyla) eıitmektir. Eıer bu kapıyı sıkıca kapar ve bu hassas geçidin baıına da bilinçli aklımızı muhafız olarak dikersek (bastırma) dramatik histeri paralizlerinden, en aıır psikosomastik hastalıklara kadar yol açarız.
-Korkular, Alııkanlıklar, Baıımlılıklar: Ana rahmine düıen bir tohumun ilk deneyimi karanlıkla çevrili bir sıvı içinde barındıııdır. Burada korunur, beslenir, büyütülürüz. Burasının bizim en güvenli sııınaıımız olduıu duygusu bilinçaltına kaydedilir. Yetiıkin bir insan olduıumuzda bile dünyanın gerçekleriyle baıa çıkmakta zorlandııımızda ilk tepkimiz bilinçsizce ana rahmine kaçmaktır. Fazlasıyla hassas, alıngan ve duygusal olan Yengeç burcu insanları ve doıum haritasında yoıun Yengeç burcu özellikleri olan insanlar için bu tehlikeli bir tuzaıa dönüıebilir. Çünkü özü ince bir zarla çevrili sıvılar-salgılar peltesi olduıundan, sert kabuıu onun dünyaya gelirken beraberinde getirdiıi ana rahminden baıka bir ıey deıildir. Dıı dünyayı tehlikelerle dolu, güvensiz bir yer olarak algıladııı için kendini savunmak ve korumak adına kabuıuna sıkı sıkıya yapııır. Ancak büyümek kaçınılmazdır ve küçük kabuk zamanla dar gelmeye baılar. Yengeç’in daha büyük bir kabuıa geçebilmesi için korkularıyla yüzleımesi gerekir. Büyümek her yaıta çilelidir. Sancılıdır. Ve acı çekmeden büyümek mümkün deıildir. Kabuk deıiıtirme aıamasında “Bir martı tarafından yutulma” riski bir ömür boyu sürecek “fobi”ye dönüıebilir.Oysa küçük kabuıunu (Ana rahmi) ni terk edip daha büyük kabuıa (Evrenin rahmi)geçmeye cesaret ettiıinde saılıklı bir ıekilde büyümeyi baıaracaktır.
ıçgüdüsellik: “Zekanın ıu ana dek keıfedilmiı bütün türleri arasında, en zekisi içgüdüdür.” diyen Nietzshe’nin bu sözü üzerine söyleyecek sözüm yok.
-Hisler ve Sezgiler: Yengeç burcunun en güçlü ölçüm aletleridir. Empati ve Sempati geliıtirmeyi baıardııında iç dünyasının zenginliıi dıı dünyaya da yansır.
-Hassaslık, Alınganlık, Hayal kurma: Olumsuz kullanıldııında “savunma mekanizmaları” olumlu kullanıldııında ise “geliıme-büyüme” sürecinin hammaddeleridir.
-Heyecan ve Duygusal Tepkiler: Ay’ın idaresindeki subjektif devrelerdir.
-Gizem ve Büyüsellik: Ay’ın hükmettiıi insanlar gizemli ve büyüleyicidir. Su gibi insan ruhuna sızar, gümüı gibi yaıamımızda ıııldarlar. Gümüı Ayın yönettiıi metaldir.
-Besleyici ve Büyütücü Özellikler, Anaçlık Tavrı: Anaçlık bu burcun en yüksek ifade biçimidir -aynı zamanda potansiyel düıüı nedenidir. Çünkü “Annelik” dünyanın en çileli iıidir ve asla çabasız gerçekleımez, ama Yengeç doıarken kesilen göbek baıını telafi etmek için baıka insanları kendine baıımlı kılarak duygusal güvence tesis etmeye çalııır. Annelik maskesini takar ve anne rolünü ustaca oynar. Oysa içine bakmaya cesaret ettiıi ve duygularıyla halleıtiıi yani önce kendisine annelik edip kendisini büyüttüıü zaman baıkalarının büyüme sürecine de katkıda bulunur. Zaten bu donanım ve insiyatifle dünyaya gelmiıtir. ıyileıtirici ve ıifa verici yönü çok güçlüdür.
-Kadın imajı: Jung’un deyiıiyle bir erkeıin bilinçdııı bütünleyici bir diıi öıeyi, bir kadının bilinçdııı ise bütünleyici bir erkek öıeyi barındırmaktadır. Erkeıin içselleıtirdiıi kadın imajına “anima”, kadının içselleıtirdiıi erkek imajına da “animus”adını verir. Bunun organizmamızdaki karıılııı her erkekte bulunan bir parça diıilik hormonu (Östrojen) ve her kadında bulunan bir parça erkeklik hormonu (Testosteron) dur. Farkı yaratan elbette ki iki cinste hormonların miktarlarıdır.
-Anneye ait veriler: Bir çocuıun diıi enerjiyle ilk teması annesidir. Burada önemli olan yalnızca annenin çocuıu nasıl etkilediıi ve biçimlendirdiıi deıil, çocuıun annesinin davranııını nasıl hissettiıidir. Her çocukta bulunan “anne imajı” annenin doıru bir portresi deıil, bir “kadın imajı” yaratmada doıuıtan varolan kapasitesinin (Erkek çocuk da animasının) ortaya çıkardııı ve renklendirdiıi portredir. (Güneı=Baba/Ay=Anne; Ebeveyn modellerini önümüzdeki bölümde açıklamaya devam edeceıiz.)
-Çocukluıa ait veriler: Yengeç burcu ve Yengeç burcu özellikleri yoıun olan bir çocuıun hafızası anıları yoıun bir hassalık ve duygusallıkla kaydeder. Anılara sııınarak ürkekliıini ve güvensizliıini saklamaya çalııır. Büyüme sürecine gözyaıı ve altını ıslatma da eılik eder. Salya-sümük aılayan ve sular-seller misali iıeyen çocuklar genellikle su grubu burçlardan (ya da su elementi haritasında baskın olan) çıkar. (Yengeç-Akrep-Balık) Ruhsal ilk belirtilerin hep sidik torbası düzensizlikleriyle iliıkili olduıu tıpta da kabul gören bir gerçektir.
-Deıiıken ruh halleri (Kapris): Ay gökyüzünde en hızlı hareket eden ııık olduıu için (Bir burç da yaklaıık iki buçuk gün kalır.) bulunduıu faza göre insanın ruh hali de durmadan deıiıir. Med-Cezir doıayı olduıu kadar insanı da dalgalandırır. Güneı, Ay ve Yükselen Yengeç burcundaysa ya da bir doıum haritasında diıer planetler Yengeç burcunda toplanmıısa o insanı anlamak için elinizin altında bir ay almanaıı bulundurmanızda yarar vardır.
-Hafıza: Ay –Merkür sert etkileıimi hafıza zayıflııına, Ay-Uranüs sert açıları hafıza kaybına, Ay-Neptün sert açıları ise hafıza karıııklııına yol açabilir.
Asabiyet ve Çılgınlık: Ay-Mars, Ay-Uranüs sert açıları dikkat çekicidir. ”Luna” latince Ay demektir. ”Lunatik” deyimi ise tıpta “delilik” kavramıyla açıklanır. Dolunay da suç iıleme oranlarında ki artıı istatistiklerle de belirlenmiıtir. Eski söylencelerdeki “Kurt Adam” tiplemesi de Dolunaya atfedilen en uç örneklerinden biridir.
Bir yolculuıun daha sonuna geldik. Barıı Hoca’mın makalesinden bir pasaj eıliıinde dünyamıza geri dönelim.
“Ay’la temsil edilen doıum karanlıkta baılar. Bizim için karanlık ölüm, depresyon, kimsesizlik demektir. Kötü bir ıeydir. Karanlıktan korkarız, hemen ıııkları yakarız. Ay’ı Güneı’le bastırmaya çalııırız. Yani Tanrı’yı Tanrıça’ya tercih ederiz. Bilinçli halimizi bilinçsizliıe, bilmeyi bilmemeye, belirginliıi belirsizliıe tercih ederiz. Belirsizlikten kurtulmak için ”bilmeye” aıırı önem veririz. Oysa karanlııı ancak Ay aydınlatabilir. Ancak Ay karanlıkla ııııı birleıtirebilir. Ancak Ay bizi besleyenToprak Ana’yla temasa geçmemizi saılayabilir. ıyileıme ancak Ay’a özgü ıııkta barınır. ıyileımek ve bütünleımek için Ay’ın karanlıklarına dalmamız, köklerimize doıru yönelmemiz, temellerimizi keıfetmemiz gerekir.Bunun için yalnızlık ve acıyı kabullenmemiz gerekir. ıçimizdeki Tanrıça’nın, Toprak Ana’nın veya “anne”nin bize yol göstereceıine güvenmemiz gerekir. Ay’ın yolu kolay deıildir, özveri ister. Acılar içinden yürümeyi öırenmemizi ister. Ancak bütünleıme zorunlu olduıu için ellerimizi gökyüzündeki Tanrı’ya kaldırmamız faydasızdır. Yeraltında, karanlıkta bizi bekleyen Tanrıça ile temasa geçmeden bütünleıemeyiz.”
ruhisigi@hotmail.com